“Toprağın Dili” koleksiyonu kültürel ve sanatsal varlık değeri ile geçmişten günümüze izler taşımaktadır. İznik Çini Vakfı tarafından üretilmiş 12 seramik eser ve 13 çini levha üzerine Hraç Aslanyan tarafından murassa süsleme uygulanmıştır. Murassa, eserleri değerli taşlarla işleme sanatıdır. Bu koleksiyon ile ilk kez murassa sanatı, seramik ve çini eserler ile buluşturulmuştur.
Yaşam toprağa bağımlı bir döngüdür. Toprak ile iletişime geçmek, onun dilini anlamak ve yorumlamak insana has bir davranıştır. Sanat, toprağın yer altı ve yer üstü zenginlikleri kullanılarak oluşturulan sistematik ifade dillerinden biri olmuştur. Kültürel etkileşim ağı içinde bazı sanat eserleri özgün karakterleri ile özel hale gelmiştir. Piramitler, Pantheon, Ayasofya ve Selimiye gibi…
“Menekşe Lokumluk” da “Toprağın Dili” koleksiyonun özel parçalarından biridir. “Menekşe Lokumluk”, Dil ve Sistem Vakfı kurucusu Dr. Rüştü Burak Eke tarafından Dil ve Sistem Vakfı’na vakfedilmiştir. Seramiği, beyaz astarlı, şeffaf sırlı ve kobalt mavi süslemelidir. Süslemesi hatai üslubundadır. Bu üslupta, stilize edilmiş şakayık çiçeği ile bunların gonca, yaprak ve sapları farklı açılardan görünüşleri ile birlikte kullanılır. Hatai, bugün Çin sınırları içinde kalan ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı Hıtay bölgesine atfedilen bir bezeme üslubudur.
Murassa süslemesinde ise, 112.07gr.18 ayar ve 11.21gr. 8 ayar altın ile 3.82 ct. Elmas kullanılmıştır. Kapak kısmında lapislazuli menekşe çiçeği yer alır. Osmanlı kültüründe çiçek sevgisi natüralist üslupta çiçek tasvirleri ile ifade edilmiştir. Gövdedeki renk ile de uyumlu tutularak menekşe bu beğeniye gönderme yapmaktadır. Kapaktaki elmaslarda “alaturka mıhlama”, bordürde ise mine ve ajur teknikleri uygulanmıştır. Oksidasyon için 8 ayar altın tercih edilmiştir.
Eserin aslan ayağı şeklinde üç ayağı vardır. Üç ayak sembolizmi, Antik Mısır ve Antik Yunan mitolojilerinde olduğu gibi Türk Şaman mitolojisinde de karşımıza çıkar. Bu eserde, Türk şaman mitolojisindeki ”üç ayaklı kazan kutludur” mitinden hareket edilmiştir. Lokumluk ise Osmanlı kültüründe misafir ikramında kullanılan özel bir eşyadır. “Menekşe Lokumluk”, ikram ile mekanın bereketlenmesi ve kutlu olması, tadın daim olması şeklinde birleştirici bir sembolizme sahiptir.
